Fethiye – Yunan Adaları 2 Hafta


Fethiye-yunanistan-2

FETHİYE KÖRFEZİ
36°32.36’N-29°00.31’E

Akdeniz Bölgesinin en önemli Yat Turizm Limanı, bir çok tarihi ve ören yerlerinin bulunduğu Fethiye, Fethiye Körfezi’nin güneydoğusunda bulunan Fethiye(Şövalye) Adası’nın arkasında, korunaklı bir liman kentidir.Limana sırasıyla, sancakta, Battıkkaya, Topyalak Burnu, iskelede, Fethiye(Şövalye) Adası, sancakta, Paçariz Burnu ve yarı batık gemi enkazı arasından girilir. 10-13 metre derinlikteki liman içinin doğu taraftaki geniş bir alan, oldukça sığdır. Bu alanlar, 2 sığlık feneri ile işaretlenmiştir.Paçariz Burnu’nu takiple limanın bitiminde,  Aksaz Koyu’na varılır.

Demirde kalmak isteyen teknelerin genelde bulunduğu mevkiidir. Dip çamur ve çok iyi demir tutar. Hatta demir aldıktan sonra, demiri tutan çamurları, temizleyerek uzun bir seyir yapabilirsiniz. Bir çok yatçı kış aylarında burada kalır. Tüm havalara kapalı, korunaklı bir koydur.Fethiye, bir giriş çıkış limanıdır, Gümrük vardır. Bölgede özel bir marina ve belediyenin marina işletmeleri bulunur.Fethiye kıyı şeridi önünde bulunan limana, gemiler ve Ege Adalarına sefer yapan Ferry Boatlar yanaşır.

Limanın yanındaki uzun rıhtım, belediye marinadır. Marina müdürlüğü hemen arkasındadır(0252-614 35 39). Bu alan yanaşmaya yetecek kadar derinliktedir.120 teknenin demir atarak yanaştığı rıhtımda, elektrik ve su bağlanır, yakıt istasyonu bulunur. Pis su deşarj ünitesinin bulunduğu marina yakınlarında gaz ve tüp de vardır. Ancak yaz sezonunda pek yer bulunmaz. Bu rıhtım adeta, ticari amaçla çalışan, gezi, dalış ve dolmuş teknelerinin yanaştığı bir mevkidir. Arkasında çok güzel bir rıhtım yolu, parklar, alış veriş ve kültür merkezi bulunur.

Fethiye Arkeoloji Müzesi ve eski Antik Tiyatro hemen rıhtımın arkasındadır.Rıhtımın arkasındaki tepelerde kaya mezarları ve Rodos şövalyeleri tarafından yapılmış kale görünmektedir.Fethiye, her türlü imkanın bulunduğu büyük ve şirin bir beldedir. Büyük alışveriş merkezleri, çarşıları, sebze, meyve ve balık hali, bankalar, ATM ler, hastane ve eczaneleri ile belde, her ihtiyaca karşılık verir.

Şehirlerarası otobüs terminalinden kalkan otobüslerle Türkiye’nin her yerine bağlantısı vardır. Uluslararası Dalaman Hava Alanı, Fethiye’ye 55 kilometre mesafededir. Deniz yolu ile Ege adalarına da seferler yapılır.

Yat turizminin önemli merkezi olmasından, her türlü malzeme mağazaları, bakım onarım atölyeleri de bulunur. Bu konuda seçenekleri bir hayli fazladır.

Dalış Turizminde çok önemli firmalar, Fethiye çevresindeki mükemmel noktalara dalış turları düzenlerler. Haftalık tur yapan dalış firmaları da Fethiye sularının en enteresan sularına götürür.

Fethiye’nin turizmin önemli  merkezi olmasının sebeplerinden biride de, tarihi alanları ve ören yerlerinin çok olmasıdır. Kalesi, Kaya Mezarları, Kayaköy, Telmasos bunlardan bazılarıdır.

Fethiye’de, sıcak ve kurak yazları, ılık ve yağışlı kışları ile Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yaz aylarında 30 derece civarında olan sıcaklık, kışın genellikle 10 derecenin üzerindedir. Deniz suyu sıcaklığı hiçbir mevsimde 16 derecenin altına düşmez.

fethiyefethiye-2

fethiye-3

RODOS “2 -3 gün”
36 ˚. 27.013′N – 028 ˚. 13.069 E

Rodos, Ege Denizi‘nde bulunan Oniki Adaların en büyüğü ve Oniki Adalar idari bölgesinin ve (Simi, Herke,İleki ve Meis adalarını da içeren) Rodos ilinin merkezidir.
Adanın 2004 nüfusu 130.000 olup, bunun 55.000′i Rodos şehrinde yaşamaktadır.

Dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Rodos Heykeli (Kolossos) M.Ö. 280 yılında Dorlar tarafından Rodos liman girişinde inşa edilmiştir. Rodos şehrinin Tapınak Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş kalesi ve Orta Çağ‘dan kalma mahallesi UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ndedir.

Deniz sahili yaklaşık 220 km olan adada Rodos şehri adanın kuzey ucu sonundadır. Antik çağ sitesi ve modern ticaret limanını içerir. Ana havayolu kapısı Rodos Diagoras Uluslararası Havaalanı’dır. Adanın kuzey ucundaki Rodos dışındaki en önemli yerleşim, güneydoğu sahilindeki Lindos‘tur.

Rodos1
TİLOS
36° 45. 30′ N 27° 52. 96′ E

Tilos adası Nisiros ve Chalki arasında bulunmaktadır. Bu adanın 64 km karelik bir alanı, 63 km kıyı şerdi vardır ve Pire limanından 290 deniz mili uzaklıkta bulunmaktadır.

Hemen adanın merkezinde bulunan ve huzurlu, bir km uzunluğundaki kumlu Eristos plajında sona eren küçük verimli bir vadisi dışında buranın zemini kayalıktır. Şu anda Tilos’de 300 kişi yaşamaktadır. Adanın limanı Livadia ve Megalo Chorio olmak üzere adada başlıca iki yerleşim yeri vardır. Megalo Chorio şehir merkezidir ve St. John’un Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş bir kalenin bulunduğu kayalık bir tepenin hemen dibinde olduğu için burası oldukça etkileyici bir yerleşim yeridir.

18. yüzyılın başlarına kadar tüm köy kalenin duvarları içindeydi. Geçmiş yıllarda Tilos adasının daha fazla nüfusu ve daha fazla ilçesi vardı, ancak bugün sadece adanın şehir merkezi olan Megalo Chorio ve adanın limanı olan Livadia’da insanlar yaşamaktadır. Megalo Chorio’nun 2,5 km batısında St. Antonis Manastırı’nı ve 6,5 km kuzeybatısında ise adanın en önemli manastırı olan St. Pandeleimon Manastırı’nı ziyaret edebilirsiniz.

Adanın şu anki görünümünü 15. yüzyılın ikinci yarısında aldığı ve 18. yüzyıl civarında büyüdüğü tahmin edilmektedir. Burada birçok fresk ve çakıl taşlarıyla süslenmiş avlular vardır. Adanın diğer bir yerleşim yeri ise şu anda terk edilmiş ama yine de ziyaret edilmesi gereken Mikro Chorio’dur. Buranın Şövalyeler döneminde inşa edildiği ve insanların burayı 1930’larda terketmeye başladığı kabul edilmektedir.

Tilos
tilos-2
NİSYROS
36° 37′ 10.53″ N, 27° 10′ 14.95″ E

41,6 km kare yüzölçümü ve 28 km kıyı şeridi olan Nisiros adası, Oniki ada kompleksinin tam ortasında yer almaktadır. Bu ada İstanköy, İlyaki ve Anadolu’daki Knidos burnu arasında bulunmaktadır.

Nisiros adasının neredeyse dairesel bir şekli vardır, bu nedenle buranın kıyı şeridi jeofizik oluşumlar bakımından zengin değildir. Burası volkanik hareketlerden ortaya çıkmış dağlardan oluşmaktadır. 2400 m uzunluğunda, 950 metre genişliğinde ve adanın merkezinde bulunan büyük volkanik kaldera geçmişine tanıklık etmektedir. En büyüğü 260 m çapında ve 30 m derinliğinde olan bu etkileyici kraterlere ziyaretçiler çok yakından hayran olacaktır.

Nisiros adasının birçok noktasında termal su kaynakları vardır, bunların en ünlüleri ise Mandraki’ye kısa bir mesafede yer almaktadır. Nisiros adasının şehir merkezi Mandraki’dir. Burada beyaz badanalı evler, renkli dar yollar ve büyük ağaçların gölgesindeki güzel “Ilikiomeni” meydanı (yaşlı kadınların meydanı) vardır. Bu kasabada ilginç şeylerin sergilendiği küçük bir halk bilimi müzesi vardır. Küçük dağlık Emporios şehri ise şehir merkezinin 8 km güneydoğusundadır, buraya çok kısa bir mesafede ise 500 m yükseklikteki bir tepeye inşa edilmiş ve panoramik bir manzarası olan Meryem Ana Manastırı vardır.

Sahil tarafındaki güzel bir yerleşim yeri olan Pali ise şehir merkezinin 4 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. Meryem Ana “Spiliani” (Mağaranın) adadaki önemli bir hac yeridir. Burası, efsaneye göre Meryem Ana’nın mucizevi resminin tutulduğu yer olan mağaranın bulunduğu sarp kayanın tepesine muhteşem bir şekilde yerleştirilmiştir.

Adanın yolları yürüyüş severler için idealdir.

Nisyros-2
Nisyros1
KOS
36°51′N – 27°14′E

Kos tarih öncesi zamanlarda keşfedilmiştir. M.Ö. 14. yüzyıl civarında, Girit adasındaki Minoslular adaya gelmiştir. Birkaç yüzyıl sonra, Dorlar gelmeye başlamıştır. M.Ö. 700 civarında antik Kos şehrini inşa etmişlerdir ve bu şehir Lindus, Cameirus, Rodos’taki Ialysos, Cnidus ve Anadolu’daki Halikarnas (Bodrum) ile birlikte Dorlar Hexapolis adındaki birliği oluşturmuştur. Kos, M.Ö. 5. yüzyılda Persler tarafından ele geçirilmiştir, ancak anakaradaki yenilgilerinden sonra Atinalı Birlikler burayı ele geçirmiştir (M.Ö. 479). İlk tıp okulunun kurucusu olduğu için tüm dünyada bilinen Tıbbın Babası Hipokrat M.Ö. 460 yılında Kos’ta doğmuştur. Onun ölümünden sonra (M.Ö. 357) Kos halkı Asklepeion tanrısı şerefine ünlü Asklepeion’u inşa etmişlerdir. Burası, tüm Akdeniz’den hasta kabul eden ve Hipokrat tarafından öğretilen tedavi yöntemlerinin kullanıldığı bir hastane olarak görev yapmıştır.

Mitolojiye göre Kos, şifa tanrısı Asclepius’un kutsal bölgesidir. Arkeolojik bulgular bu adanın tarih öncesi zamanlardan beri yerleşim yeri olduğunu kanıtlamaktadır. Minoslular M.Ö. 14. yüzyıl civarında adaya yerleşmişlerdir ve onları Akalar izlemiştir, birkaç yüzyıl sonra da Dorlar gelmiş ve antik Kos şehrini inşa etmişlerdir. M.Ö. 5. yüzyılda Persler adayı fethetmişlerdir, ancak Atinalılar onları yenerek (Salamina savaşı) adayı ele geçirmişlerdir. M.Ö. 460 yılı, Tıbbın Babası olan Hipokrat’ın (ilk tıp okulunun kurucusu) doğduğu yıldır. 357’de onun ölümünden sonra Kos halkı onun ve Asklepeion tanrısının şerefine Asklepeion’u inşa etmişlerdir.

Burası tüm Akdeniz’den hastaların geldiği bir hastane olarak Hipokrat’ın yöntemlerini uygulayan doktorlarla birlikte hizmet vermiştir. Peloponnesos Savaşı (M.Ö. 431-404) sırasında Kos Atinalılarla ittifak yapmıştır. Çünkü Spartalılar M.Ö. 411 yılında orayı istila ettiklerinde ada çok yüksek vergi ödemek zorunda kalmıştır. M.Ö. 394 yılında Kos tekrar Atinalılar’la işbirliği yapmıştır ve Kos’a demokrasi gelmiştir. Bu dönem kültürel, eğitimsel ve ekonomik bir büyümeyle nitelendirilmiştir. M.Ö. 335 yılında ise Kos adası Makedonya İmparatorluğu’nun bir parçası olmuştur.

Büyük İskender’in ölümünden sonra onun varisleri olan Ptolemiler adanın ve Oniki adanın geri kalan kısmının kontrolünü ele geçirmişlerdir. Bizans dönemi Kos adasına refah ve zenginlik getirmiştir, ne yazık ki sürekli korsan baskınlarıyla tehdit altında olan ada en tehlikeli saldırısını Sarazenler’den görmüştür. M.Ö. 82 yılında Kos, Roma İmparatorluğu’nun Doğu kolonisinin bir parçası olmuştur. M.S. 1204 yılında Venedikliler adayı işgal etmişlerdir. Rodos’ta oluşturulan Saint John’un Şövalyeleri de M.S. 1315 yılında Kos’un kontrolünü ele geçirmişlerdir.

Yüz yıl sonra da, diğer surlar gibi Kos limanının girişinde hala daha ayakta duran o muhteşem kaleyi inşa etmişlerdir. 1522 yılında Türkler adayı fethetmişlerdir ve İtalyan orduları adayı işgal edip onları oradan çıkardığı 1912 yılına kadar Türkler adayı ellerinde tutmuşlardır. 1934 yılında gerçekleşen feci deprem hemen hemen adanın tamamını yıkmıştır. 1943 yılında Almanlar burayı İtalyanlar’dan almışlardır. Çok acı ve yoksunluk çeken Kos’ta yaşayanlar için Alman istilası çok karanlık bir dönemdi. Bu kabus 1945’te sona erdi ve Kos İngiliz himayesine girdi. Son olarak da, 7 Mart 1948’de Kos, yeni kurulmuş olan Yunan Devleti’ne bağlanmıştır.

Temmuz ve Ağustos günleri uzun ve sıcak, geceleri ise ılıktır. Haziran, Temmuz başlangıcı ve Eylül’ün tamamı, ılık günler ve serin akşamlarla daha iyi bir uyum sunmaktadır. Özellikle Eylül ayında su yer yer ılık olmaktadır. Mayıs ve Ekim ayları ise mükemmel bir deniz gezisi ortamı sunmaktadır.

Kos1
kos-2
kos3

KNİDOS
36°40’58.00″ N – 27°22’41.00″ E

Harita Numarası311

Knidos Feneri
Fl(2) 10s 104m 14M
36°41’12”K-27°21’48”D

Datça yarımadasının en batı noktasında, azgın denizlerde sığınacak yer arayan denizcilerin korunak noktası. Asırlardır ticaret yollarının üzerinde denizcilere sığınak olmuş, liman olmuş, üst üste bir çok medeniyetleri yaşamış, tarihin izlerinin en güzel göründüğü koylardan biri; muhteşem Knidos.

Kuzeyde Küçük Limanı-sığ olduğu için küçük motorların dışında girilemeyecek sığlıkta(1 m.)- ve güneyde Büyük Limanı ile tertemiz cam gibi sular.

Knidos, buradan geçecekler veya limanına girecekler için dikkat edilmesi gereken bir yer. Özellikle gece kuzeyden gelirken o muhteşem Knidos Feneri Fl(2) 10s 104m 14M (36°41’12”K-27°21’48”D) hep kendini saklar. Son ana kadar göstermez ışıklarını.

Limana güneyden girerken dikkatli olmak gerekir: Liman önündeki eski mendireğin sancağınızda kalan uzantısı (Kıyıdan 150 metre) su altındadır. Her yıl tüm navigasyon cihazlarına sahip oldukları halde bir çok teknenin bu sığlığa düştüğü bilinmektedir. Girişte iskelenizdeki mendireğe yakın geçilecek. Girerken pruvanızda yukarıdaki fener görünüyorsa tehlikeli mevkidesiniz demektir. Teknenizi mümkün olduğunca görünen mendireğe yakın seyirle, liman içine sokun.
Knidos Limanı küçük bir liman, çok tekne misafir eder, rüzgarları meşhurdur, gece aniden esenleri denizcilerin korkulu rüyasıdır, dip yapısı erişteliktir, demiri zor tutar.

Girişin karşısında 10-12 metreye demir atıp, kıyıdan koltuk alınırsa rahat kalınır. Ayni şekilde, uzun demir atıp, mendireğe de kıçtan kara bağlanıla bilinir. Su hattı düşük tekneler ortadaki iskelenin batı tarafında alargada ya da kıçtan kara kalabilir. Kalabalık bir liman olduğundan ortada 10-12 metrelere demir atıp alargada kalanlarda çoğunluktadır. Bu limanında rüzgarların hangi saatte çıkacağı belli olmadığından, teknenin sağlama alınmasında yarar vardır. Hakim rüzgar meltemdir, sert eser. Gece rüzgarlar genelde kuzeyden eser.

Koy içinde Datça Kaymakamlığının işlettiği 10 Tekne kapasitesiteli bir iskele de bulunmaktadır (İrtibat :0533-2351537). Buraya da bordolanır. Elektrik ve su bağlanır.
Teknenizi sağlama aldıktan sonra, serin, tertemiz sular sizi bekler. Knidos’tan güneşin batışını farklı noktalardan farklı tablolar olarak görüp yaşayabilirsiniz. Gücünüz varsa, fenere çıkar enginlere bakıp hayaller kurabilirsiniz. Burada bizden önce asırlardır sürmüş medeniyetlere şahit olursunuz. Tiyatrosu, su kanalları ve üst üste yatmakta olan bu büyük büyüleyici medeniyetle iç içesiniz, antik Knidos Limanındasınız

Knidos derinliklerinde, azgın dalgalara yenilmiş bir çok tarihi gemi suların altında yatmaktadır. Ancak Knidos’ta dalış yasağı bulunmaktadır.
Kıyıda bir lokanta vardır. Müthiş bir atmosfer, tarihin, doğanın içinde bir doğa lokantası.

Datça’ya belli saatlerde karayolu ile dolmuş seferleri de bulunmaktadır. Taksi bulunur. Koyda Jandarma Karakolu vardır.

knidos2
knidos3
knidos1
SİMİ
49°30’00″N – 123°30’00″W

Sömbeki (Yunanca: Σύμη (Simi); Osmanlı Türkçesi: Sömbeki, Sönbeki) Ege Denizi ile Akdeniz’in buluştuğu bölgede küçük fakat tarihi bir adadır. Coğrafi olarak Oniki Adalar zincirinin bir parçasıdır. Rodos ile mesafesi 41 km’dir. Atina’nın limanı olan Pire’den uzaklığı ise 425 km’dir.

57 km² lik dağ arazisi vardır. İç alanları ise küçük vadilerle noktalanır. Sahilleri birbiri ardına gelen kayalık uçurumlar ve kumsal mağaralardan oluşur. Adanın ana kasabası kuzeydoğu sahilindeki Symi’dir. Adada yaklaşık 2.500 kişi oturur.

Çoğunlukla balıkçılık, ticaret ve turizm ile uğraşırlar. Adanın tarihsel sitesine ilave olarak adanın insandan izole olmuş sahilleri (çoğuna sadece küçük botlarla ulaşılabilir) turistler için popülerdir. Yunan mitolojisinde, Symi çekici tanrıçaların doğum yeri olarak ünlüdür ve ismini “Nymph Syme” den alır.

Simi1
BOZBURUN LİMANI
36°41’27.27″ N – 28°2’33.27″ E

HARİTA NUMARASI311

Yeşil Ada’nın tam kuzeyinde, balıkçıların, gulet yapımcılarının ve gulet işletmecilerinin yoğun yaşadığı beldedir. Bozburun’da belediyenin işlettiği 50 yat kapasiteli bir barınak vardır (İrtibat Belediye : 0252-456 26 73)

Tonoz yoktur, demir atmanız gerekir ama çok dikkatli. Çünkü küçük ve dar bir barınaktır.

Girişte, liman görevlisi karşılar. Yanaşacağınız yeri gösterip, yardım eder. Elektrik su bağlantısı yapılır. Yakıt tankerle getirilir, blok buz, tüp bulunur.
Marketlerinde her türlü malzeme bulmak mümkündür. Taze balık ve et bulunur. Çok güzel taş işi yapan dükkanları vardır. Salı günleri semt pazarı kurulur. Çamaşırhane yoktur ancak bazı restoranlar, çamaşırlarınızı yıkar.

Beldede, gümrük, sağlık ocağı, eczane, jandarma karakolu ve bir banka ATM si vardır.
Bozburun, Marmaris’e kara yolu ile 55, Dalaman Hava Alanına 150 kilometre mesafededir. Beldede taksi yoktur ancak bir “rant a car” firması bulunur. Marmaris’e düzenli dolmuş seferleri yapılmaktadır.

Balık restoranları ile ünlü Bozburun’da, barınak çevresinde ve doğu rıhtımında çok güzel ve birbirinden farklı restoranlar bulunur.

Doğu rıhtımı Bozburun’un en güzel yeridir. Rıhtım önleri derindir, çok büyük tekneler bile yaz aylarında demir atarak buraya kıçtan kara olurlar. Küçük, şirin iskeleler, rengarenk barlar bu mevkidedir. Teknenizi buraya da kıçtan kara bağlayabilirsiniz. Bu kesimin sabahı da güzel ama akşam üzerine diyecek yoktur. Renk cümbüşü. Hele fotoğraf çekme merakınız varsa, gözünüzü vizörden, parmağınızı deklanşörden alamazsınız.

Bozburun, kendine tutku ile bağlanan dışarlıklıların da beldesidir. Yurt içinden ve dışından gelen bir çok kişi Bozburun’a yerleşip, yaşamlarının büyük bir kısmını burada sürdürürler ve mutludurlar.

Kendine has yapısı olan gulet teknelerinin yoğun bir şekilde imal edildiği yerdir. Bu sektör, yerli ve yabancı yatırımcılara ait yeni tersanelerle gün geçtikçe büyümektedir.

İklim; yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlıdır. Bitki örtüsü: yer yer çam ormanları görülse de genelde makilik alanlar göze çarpmaktadır.
Değişik, farklı, görülmesi, yaşanması gereken bir yer.

Bozburun giriş ve çıkı limanıdır.

Bozburun

Bozburun2

Bozburun3

SERÇE LİMANI
36°34’42.30″ N – 28°2’50.85″ E

HARİTA NUMARASI311

Çatal Adaların 1.2 mil kuzey doğusunda, yüksek kayaların arasına gizlenmiş bir koydur. Sadece 135 metrelik bir ağızı olan koy, anca 2 mil mesafeden görülmeye başlar.
Genelde solugan alan girişinde çok dikkat etmek gerekir. Batı burnu önünde 10 metrelere uzanmış bir kaya ve döküntüleri bulunur. Tehlikeli bu girişte 11. Yüzyıla ait bir Bizans Gemisi Batığı bulunmuştur. Yapılan kazılar sonucunda, arkeolojik değerler, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde “Cam Batığı” olarak sergilenmektedir.

40 metrelik derinlikle koy içine girildiğinde, derinlikler 30 a düşer. Dik, yüksek ve kayalık tepelerin arasında, adeta kanyonu andıran bir koydur Serçe Limanı.

Koy, biri kuzeye, diğeri güneye uzanan iki kısımdan oluşur. Kuzeyine; Serçe Limanı, güneyine Akça Limanı denir. Yöre denizcileri, kuzey koyda barınırlar. Bu kısım, ortalarda 10 metreye düşer ve sığlaşarak dar, düz bir alanla karaya bağlanır. Balıkçı tekneleri batı kıyıya yanaşırlar. Dip demir tutar. Demir atarak her iki yamaçtan da koltuk alınabilir. Koy sonundaki sığ alandaki tahta iskele sonunda bir restoran bulunur. Onun şamandıraları da bu mevkiinin uygun yerlerine dağılmıştır. Restoranın, sadece likit ihtiyaçlara karşılık verecek bir büfesi de vardır.

Buradan dar bir yol, 9 kilometre uzaklıktaki Taşlıca Köyüne çıkar. Köye eşek turları düzenlenir. Köyde tarihi alanların yanında 41 sarnıcın da olduğu söylenir. Rivayete göre, bu sarnıçların 40’ı bulunmuş, altınla dolu olduğu söylenen 41. si hala aranmaktadır. Bu yolun 2.5 kilometrelik kısmına gelindiğinde Yeşilova Körfezi’ni de güneyden görmek mümkündür. Bu yo acil durumlarda, karayolu bağlantısını sağlar.

Koyu çeviren yüksek kayaların arasında, nadirde olsa bodur meşeler ve yabani zeytinler görülür.

Koyun kuzey doğusundan, batıya uzanan kıyısı, baş taraftan sonra iyice yükselen tepelerle devam eder. Koy ağzının tam karşısında bir teknelik kayaların arasında küçük bir girinti vardır. Müthiş görünümdeki mevkide yer bulmak için çok şanslı olmak gerekir.

Derin koy, güney tarafında önce 20 metrelere düşer, alçalarak çakıl bir plaja bağlanır. Burada biraz yamaç kısımda, yine bir restoran bulunur. Bu restorana ait tonozlarda koy içindedir.

Kum zemine 5-8 metrelere demir atıp, güney kıyıdan koltuk alınır. Burada denizin dip görünümü çok güzeldir. Su çok temiz ancak soğuktur.

Serçe Limanı genelde tüm rüzgarlara korunaklı olsa da, zaman zaman dağ yarlarından sert bindiren sağanaklar tehlikeli olabilir.

Serçe Limanı, mutlaka görülmesi, yaşanması, içinde yüzülmesi gereken çok güzel bir koydur.

serce_limani
serce_limani2
serce_limani3
EKİNCİK LİMANI
36°49’5.82″ N – 28°33’25.90″ E

HARİTA NUMARASI312

FENER :
Kurşuncuk(Batı) Burnu :

Fl 5s 40m 5M
36°49’38”K-28°32’64”D

Köyceğiz Limanı’nın kuzeyinde yer alır. Çam ağaçları ile kaplı yüksek dağların arasında, ortasında 900 metre uzunluğunda mükemmel plajı, arkasında düz bir arazinin bulunduğu Ekincik Limanı’nın korunaklı demirlenecek, barınabilecek yerler mevcuttur.

Bu liman ayni zamanda Dalyan’a tur yapan piyade teknelerinin merkezidir. Teknenizi güvenli bıraktığınızdan eminseniz, 3,5 saat süren bu tura, dünyanın cennet köşelerinden biri olan Dalyan’a gidebilirsiniz. Teknelerle VHF 06-16 kanalından irtibata geçmek mümkün.

Ekincik Limanı içleri genelde her noktası ile demirlemeye, alargada kalmaya mümkündür. Birçok tekne, plaj önlerine demirler ve burada kalır. Güvenli demirleme yerlerinden biri kıyıdaki iskele önünün kuzeyine düşen mevkidir. Ekincik Limanı’nın kuzey batısında, rüzgarlara, dışarıdan gelebilecek soluğanlara korunaklı bu mevkii de erişte kum karışımı zemine 5-10 metrelere demir atıp, alargada kalınabilir.

Ekincik Limanı’nın, güneybatısında Deniz Taşıyıcılar Kooperatifine ait uzun bir iskele vardır. Kooperatiflere ait, 70 teknenin yanaştığı iskelenin baş tarafında yatlar için 15 teknelik bir yanaşma yeri bulunmaktadır. Elektrik ve suyunda bağlandığı bu iskelede tonoz bulunmadığından demir atmak gerekir.
Yakıt ihtiyacı için 35 kilometre uzaklıktaki Köyceğiz’den tanker gelir. Gaz tüpü bulunur.

Sağlık evi ve marketleri de bulunan Ekincik’te otel pansiyon ve restoranlar bulunmaktadır. Özellikle plaj bölgesinde seçenekler çoktur.
Ekincik Limanı’nın bir başka korunaklı noktası, güneydoğusundaki Maden İskelesi Koyudur. Koyun güney yakası önlerine kum-yosun karışımı zemine demir atıp, karadan koltuk alınır, Bu mevkii, gerek rüzgar, gerek soluğan yönünden en korunaklı noktadır.

Maden İskelesi Koyu’nda çok eskiden, gemilere krom madeni yüklenirmiş. Doğu sahilde bu yükleme işinin gerçekleştiği yerde, yatçılar için çizgi üstü bir tesis servis vermekte. Bir mini marina görünümündeki tesise tonoz alarak 67 yat yanaşabilir. Elektrik su bağlanır. Buz bulunur. Otel kısmı mevcuttur.
Değişik bir dekorasyon anlayışı ile doğaya zarar vermeden, doğanın içine yerleştirilmiş bu tesiste, eski maden iskelesinin izleri mevcuttur. Yükleme rampaları, mapalar, çeşme…

Küçük bir yel değirmeninin yanından yukarıdaki tesislere çıkılır. Türk hamamı, duşları ile yatçılara servis veren tesisin dünya çapında tanınmış bir restoranı bulunmaktadır. Dünyanın tanınmış simaları; politikacıları, sanatçıları, yazarları, gazetecilerinin uğradığı bu tesiste, onların anı resimlerini de görebilirsiniz. Restorana güneş batışını kaçırmadan gitmenizi tavsiye ederim.

Ekincik Limanı, doğası, korunaklı yapısı ve zengin seçenekleri ile mutlaka uğranılması gereken yerlerdendir.

ekincik1

ekincik2

ekincik3

KAPI CREEK – KAPI (Kale) KOYU
36°27.013’N-28°13.069’E

Hamam Koyu’ndan, kuzey batıya doğru Kapı Koyu’na geçerken, birbirinden güzel demir yerleri bulunur. Kayalardan oluşan küçük adacığın arkalarında tekneler kıçtan kara olurlar.
Korunaklı, çam ağaçları ile çevrili koyun güney ve batı yakasına, yosun zemine 10-15 metrelere demirleyip, karadan koltuk alınır.

Koy güney ve batı tepelerinden rüzgar alır, sağanaklar yapar. Ama bu esintiler ayni zamanda, koyda kalanları özellikle yaz sıcaklarından korur, serinletir.

Koya girişte sancak tarafında, önünde ahşap iskelesi olan bir restoran vardır. Sığlık bir alanın önündeki bu iskeleye 25 tekne aborda olabilir.

Eskilerde Kapıdağ Yarımadası üzerinde bir şehir bulunurmuş. Bu şehri korumak için inşa edilen kalın bir duvar koyun içinden tepelere uzanır. Bu tepelerden yine açık denizleri görmek mümkündür.

Kapı koyu, hem güvenli barınma, hem temiz denizi, hem bunaltmayan havası ve yemyeşil ormanları ile bir doğa harikasıdır. Genelde yatçılar bu koyda, günlerce kalırlar.

Kapi-creek

TURUNÇ PINARI KOYU
36°36’52.00″ N – 29°3’15.00″ E

HARİTA NUMARASI 313-3122-1886 B.Adm.

Fethiye Körfezi doğu yakasındaki Şahin Burnu’nun, güneydoğusuna gizlenmiş, çam ağaçları ile kaplı bir koydur.

Suyu derin olan koyun sonunda, çok güzel bir plaj kısmı bulunur. Bu alanda bahçelerin, ağaçların arasında güzel bir tesis vardır.
Batıdan esen meltem, koyda pek etkili olmaz. Batı yakası soluganı, rüzgarı engeller.

Koya yaklaşırken hiçbir tehlike yoktur. Büyük tekneler, Şahin Burnu’ndan plaja doğru uzanan kıyı önlerinde 20-25 metrelere demir atıp. Dik yamaçlardan koltuk alırlar. Bu yakanın plaj önlerinde, su içinde kayalar vardır. Küçük bir alana yayılan kayalar, gündüz rahatlıkla görülür.

Koyun karşı yakasına da kıçtan kara olunur. Ancak, dışarıdan gelebilecek esinti ve soluganları düşünerek, plaja yakın demirlemek gerekir. Bu kısımda kalacak teknelerin uzun kaloma ve kıyıdan mesafeli durmalarında fayda vardır.

Deniz çok temizdir. Yeşilliklerin arasındaki tesisin, plaj önlerinde, tonozla bağlanılan 15 tekne kapasiteli, yüzer iskelesi vardır. Su verilir, buz bulunur.
Adeta geniş bir piknik alanını andıran restoran önünde, su sporları merkezi de vardır.

Yemyeşil bahçelerin içindeki çardaklarda Bali Masajı yapılır. Ceviz ağaçlarının arasında koya adını veren bir pınar vardır.
Koydan, kara yolu bağlantısı yoktur.

turunc_pinari2
turunc_pinari